<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>duygu sohbet,gurbet chat,gurbet sohbet,avrupa sohbet,avrupa chat,almanya sohbet,gurbet çet,sohbet chat,chat sohbet,sohpet</title>
	<atom:link href="http://www.duygusohbet.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.duygusohbet.com</link>
	<description>duygu chat,duygusohbet,gurbet sohbet,gurbet chat,avrupa sohbet,avrupa chat</description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 Feb 2012 19:07:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Whitney Houston Öldü.</title>
		<link>http://www.duygusohbet.com/whitney-houston-oldu/</link>
		<comments>http://www.duygusohbet.com/whitney-houston-oldu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Feb 2012 19:07:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>BiRiCiK</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Mağazin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.duygusohbet.com/?p=4341</guid>
		<description><![CDATA[Ülkemizde de bir dönem oldukça popüler olan Houston’ın sevenleri şok yaşarken ünlü sanatçının ani ölümü cumartesi akşamı Amerikan basınında yer aldı. Bir dönem uyuşturucu bağımlılığı ve fırtınalı evliliği ile magazin dünyasının gündeminde olan sanatçı Los Angeles’da hayata gözlerini yumdu. 9 Ağustos 1963 yılında doğan Houston’ın yerel saat ile 15.55’de (TSİ 01:55) yaşamını yitirdi. Kaldığı Beverly [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde de bir dönem oldukça popüler olan Houston’ın sevenleri şok yaşarken ünlü sanatçının ani ölümü cumartesi akşamı Amerikan basınında yer aldı. Bir dönem uyuşturucu bağımlılığı ve fırtınalı evliliği ile magazin dünyasının gündeminde olan sanatçı Los Angeles’da hayata gözlerini yumdu.</p>
<p>9 Ağustos 1963 yılında doğan Houston’ın yerel saat ile 15.55’de (TSİ 01:55) yaşamını yitirdi. Kaldığı Beverly Hilton’daki otelinde ölü olarak bulunan Houston’ın basın sözcüsü ölüm nedeninin henüz bilinmediğini açıkladı.</p>
<p>Polis, otel görevlilerinin aniden rahatsızlaşan ünlü sanatçıyı hayata tutunması için gösterdikleri çabanın da sonuç vermediğini aktardı. Houston, dünya çapında en büyük müzik ödülü olarak bilinen Grammy töreninden 24 saat öncesinde ölümü bu dev organizasyonu da olumsuz etkilemesi bekleniyor.</p>
<p>New Jersey&#8217;de ailesiyle beraber yaşayan 48 yaşındaki ünlü şarkıcının aşırı dozda ilaç aldığı ve bu nedenle hayatını kaybettiği ileri sürülüyor.</p>
<p>Ünlü sanatçının uyuşturucu ile başı belada olduğu biliniyordu.Bir süredir sağlığı iyi olmayan şarkıcının ölüm haberini duyan hayranları şoke oldu.Dünyaca ünlü haber ajansı AP, abonelerine bu haberi geçti.Bütün gazeteler ve internet siteleri AP&#8217;nin geçtiği haberi okuyucularına duyurdular.Haberden kısa bür süre sonra ünlü şarkıcının menajeri bu haberi yalanlayarak, Houston&#8217;un ölmediğini bildirdi.</p>
<p>Buna rağmen ünlü şarkıcıyı bir türlü basının karşısına çıkaramadı.AP&#8217;nin dışındaki diğer ajanslar ve medya yaptıkları araştırmalardan sonra ünlü sanatçının öldüğünü onlar da teyit etti.Bütün bu gelişmelere rağmen sanatçının yakınları ısrarla bu haberleri yalanlıyor.</p>
<p>Whitney Houston&#8217;ın menajeri haberi yalanlarken, yabancı ajansların hemen hemen hepsinde sanatçının öldüğü haberleri veriliyor.</p>
<p>Whitney Houston Kimdir?</p>
<p>Whitney Houston, 9 Ağustos 1963 günü Newark, New Jersey&#8217;de dünyaya geldi. Annesi başarılı bir blues vokalisti, kuzeni Dionne Warwick ise oldukça başarılı bir şarkıcıydı.</p>
<p>Ailesinin de etkisiyle küçük yaşta müziğe ilgi duydu ve &#8220;New Hope Baptist&#8221; korosunda söylemeye başladı. O zamanlar annesi gibi geri planda bir vokalist olarak kalmaktan başka bir şey düşünmüyordu. Hedefleri çok sınırlıydı. Fakat bu düşüncesi 11 yaşına kadar sürdü. Bir akşam ilk defa sahneyi kısa bir solo söylemek için aldığında seyircileri şaşkına çevirdi. Güçlü ve saldırgan sesi herkesi büyüledi. Böyle küçük yaşta bir kız, bütün seyircileri söylediği parça ile göz yaşlarına boğmuştu. O günden sonra Whitney Houston&#8217;un hep bir vokalist olarak kalamayacağı anlaşıldı. Whitney Houston müziğe başladığı anda bu iş için yaratılmış olduğunu ortaya koymuştu.</p>
<p>Houston yeteneğini profesyonel düzeyde ilk olarak Chaka Khan ve Lou Rawls&#8217;ın vokalisti olarak kullandı. Houston gibi düzenli, pırıl pırıl, egzotik görünüşlü, genç bir hanım için iş bulmak o kadar zor olmamıştı. Önce amatör olarak modellik yapmaya başladı ve oldukça beğeni gördü. Glamour gibi dergilerin kapaklarını süslemeye başladı. Aynı zamanda da tiyatro ve dans dersleri almaya başladı. Bir yandan da sesini geliştirmek için çabalıyordu. Bütün bunlar gelecek yaşamındaki başarılarına bir hazırlıktı.</p>
<p>18 Yaşına girdikten birkaç ay sonra Gene Harvey ile bir kontrat imzaladı ve onun yönlendirmesiyle modellik çalışmalarına devam etti. Aynı zamanda yine menajeri sayesinde daha çok tiyatro ve dans dersi almaya başladı.</p>
<p>Birkaç yıl daha kendini geliştirmek için çabalayan sanatçı sonunda kendini göstermek için hazırdı. 1985 Yılında Arista kayıt şirketi ile anlaştı ve onlar için söylemeye başladı. Aynı zamanda da yaptığı büyük anlaşmalar ve çıktığı televizyon şovları ile kendini gösteriyordu. Sanatçının &#8220;Saving All My Love For You&#8221;, &#8220;How Will I Know&#8221;, ve &#8220;The Greatest Love Of All&#8221; adlı parçaları büyük başarılar kazandı ve 13 milyona yakın kopya sattı. &#8220;Saving All My Love For You&#8221; isimli parça aynı zamanda da sanatçıya ilk Grammy ödülünü kazandırdı.</p>
<p>1987 Yılında sanatçı daha da fazla satış rekoruna imza attı. Müzik dünyasına girmeye karar verdiği zamanlarda azimle başladığı çok yönlü çalışmaların sonucu yavaş yavaş alınmaya başlamıştı. Aldığı dans ve tiyatro dersleri sayesinde MTV&#8217;de yayınlanan video klipleri oldukça beğeniliyor ve ilgi topluyordu.</p>
<p>Sonunda Whitney Houston kendini kanıtlamıştı. O gerçekten çok yönlü bir sanatçıydı. Gerek konser sahnelerinde gerekse beyaz perde önünde aranan isim olmuştu. Oskar ödüllü ünlü sinema sanatçısı Kevin Costner ile çevirdiği &#8220;Bodyguard&#8221; isimli film ile sinema dünyasına bomba gibi düştü. Film oldukça beğeni kazandı. Ama Whitney Houston için asıl başarı filmden sonra geldi. Sanatçıya ait olan film müzikleri oldukça beğenildi. Filimin en ünlü şarkılarından olan &#8220;I Will Always Love You&#8221; dünya çapında en çok beğenilen ve satan parçalar arasında yerini aldı.</p>
<p>Hayır kurumlarına ve çağımızın en büyük sorunu AIDS ile mücadele eden kuruluşlara yaptığı eli açık yardımlarla beğeni topladı.</p>
<p>    1980’li yıllarda yıldızı parlayan Houston, 1990’ların sonuna kadar pop müzik dünyasının ‘altın kızı’ olarak anılıyordu. Müzikteki başarısı sayesinde beyaz perdede de kendisine yer bulan Houston, &#8220;The Bodyguard&#8221; ve &#8220;Waiting to Exhale&#8221; gibi filmlerinde başrol oynadı. Kevin Costner ile oynadığı The Bodyguard filminde söylediği &#8220;I Will Always Love You,&#8221; (Seni her zaman seveceğim) isimli şarkısı sanatçının hafızalarda kazanan en bilinen şarkısı oldu.</p>
<p>    Ünlü yıldız 1990’ların sonunda iyice müptelası olduğu uyuşturucu yüzünden hem performans hem de halkın nazarındaki imajını hızla tüketti. Bir televizyon programında Houston yaşadıklarını, ‘‘En büyük şeytan benim. Ben kendimin hem en iyi dostu hem de en büyük düşmanıyım.’’ diye dile getirmişti.</p>
<p>    Pop aleminde dünya çapında albümleri rekor satışlara ulaşan Houston’un yalnızca Amerika’da 55 milyon albümü piyasada alıcı bulmuştu. Annesi Cissy Houston gibi müzisyen olan Houston’ın teyzesi de 1960’ların en ünlü şarkıcısı Dionne Warwick idi. Müzik hayatına kiliselerde söylediği ilahiler ile adım atan Houston, müzik dünyasının en büyük yapımcılarından olan Cilve Davis tarafından keşfedilmişti.</p>
<p>    İlk olarak 1985 yılında ‘‘Saving All My Love for You’’ (Tüm sevgimi sana sakladım) adlı albümü ile müzik severlerin karşısına çıkan Houston, milyonlar satan bu çalışması aynı zamanda kendisine de ilk Grammy ödülünü kazandırmıştı. Sanatçı’ya daha sonra, &#8220;How Will I Know,&#8221; &#8221;You Give Good Love&#8221; ve &#8220;The Greatest Love of All&#8221; gibi şarkıları yine dünya çapında ün kazandırmış ve sayısız ödüller almasına da neden olmuştu.</p>
<p>    1980’lerde fırtına gibi esen sanatçı en büyük çıkışlarından birisini de 1987 yılında ‘‘Whitney&#8221; albümündeki &#8220;Where Do Broken Hearts Go&#8221; ve &#8220;I Wanna Dance With Somebody&#8221; şarkıları ile yapmıştı.</p>
<p>    Bugün 19 yaşında bir çocuk annesi olan Houston, son olarak ‘‘Sparkle’’ adlı yapım ile tekrar beyaz perdeye dönmeye çalışıyordu. Sanatçının cenaze töreninin ne zaman yapılacağı henüz bilinmiyor</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.duygusohbet.com/whitney-houston-oldu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arınç&#8217;tan &#8216;dindarlık&#8217; değerlendirmesi</title>
		<link>http://www.duygusohbet.com/arinctan-dindarlik-degerlendirmesi/</link>
		<comments>http://www.duygusohbet.com/arinctan-dindarlik-degerlendirmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 01:27:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>BiRiCiK</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.duygusohbet.com/?p=4335</guid>
		<description><![CDATA[Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, CNN Türk&#8217;te yayınlanan &#8216;Neler Oluyor&#8217; isimli programda Şirin Payzın&#8217;ın sorularını cevapladı. Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, CNN Türk televizyonunda yayınlanan &#8220;Neler Oluyor?&#8221; programına katılarak, Şirin Payzın&#8217;ın sorularını yanıtladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın &#8216;Biz dindar bir nesil yetiştirmek istiyoruz&#8217; sözlerini değerlendiren Arınç, Adalet ve Kalkınma Partisi&#8217;nin muhafazakar, demokrat bir siyasi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, CNN Türk&#8217;te yayınlanan &#8216;Neler Oluyor&#8217; isimli programda Şirin Payzın&#8217;ın sorularını cevapladı. </p>
<p>Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, CNN Türk televizyonunda yayınlanan &#8220;Neler Oluyor?&#8221; programına katılarak, Şirin Payzın&#8217;ın sorularını yanıtladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın &#8216;Biz dindar bir nesil yetiştirmek istiyoruz&#8217; sözlerini değerlendiren Arınç, Adalet ve Kalkınma Partisi&#8217;nin muhafazakar, demokrat bir siyasi kimliğe sahip olduğuna işaret ederek, &#8220;Sayın Başbakanımızın dindar kelimesini kullanması aslında çok doğru, çok uygun. Sol bir parti değiliz, Demokrat Sol bir parti değiliz. Biz muhafazakar demokratız&#8221; dedi. </p>
<p>DİNDAR NESİL TARTIŞMASI<br />
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, CNN Türk&#8217;te katıldığı programda Şirin Payzın&#8217;ın sorularını yanıtladı. Başbakan Erdoğan&#8217;ın &#8216;Biz dindar bir nesil yetiştirmek istiyoruz&#8217; sözleri hatırlatılan Arınç şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;Benim bu konuşmamdan sonra. Vay bu dindar dedi. dindar demek müslümarn demekmiş. Abuk subuk yazılar okumaya başladım. Bunu halkımız söylemisti. Bunu ben yazmadım, 1993te Manisa&#8217;da henüz milletvekili olmamış bir insandım. Ama halkın koyduğu bu üç özellik benim içinde çok önemliydi. Bugüne kadar gelen cumhurbaşkanlarının çoğu sivil değildi. </p>
<p>Atatürk&#8217;ten sonrası hemen hemen buna bernzerdi. Özal ilk kez bir sivildi. Halkla içiçeydi, onu seviyordu ve onunla birlikte ülkeyi yönetiyordu. Dindardı, namazına giden zamanı geldiğinde bunu ifade eden bir insandı. ben müslüman demedim, dindar demiştim. Onlar vatandaşın aslında çok hoslandığı bir konuyu tersinden gündeme getirdiler. Benim sözlerimde dindarlık vardı. O dindarlığıda halk ona vermişti. </p>
<p>Biz muhafazakar demokratız. Muhafazakarlık konservatif anlamırnda değil bizim için. Biz toplumurn değerlerine saygılı olmak bunun yanında Bu kültürün unsurlarının içinde din var şüphesiz. Din bizim için çok önemli bir unsur. Bunu dindarlık olarak vasıflandırmak suç değil. Bugün baktığımda bazı köşe yazarları şu eleştiriyi getiriyorlar. Böyle dediğiniz zaman yıllardır şikayet ettiğiniz tek tip insan girdabına düştüğünüzü eleştiriyorlar. Başbakan önceden demiştiki &#8216;biz din eksenli bir parti değiliz&#8217; Bu acaba iyice bir din devletine bizi götürür mü? Bence çok yerinde olmayan zorlamayla yapılmış yorumlar var. Dindar olmanın karşılığı ateist olmak değil. Dindarlık sadece müslümanlığa has değildir. Hristiyanlığın, budistliğin de dindarı vardır. bizim toplumumuzda herkes müslümandır. Bir insan kelime-i şahadeti getirir ama dindar gibi yaşamayabilir. Onun dindar yaşamaması dinden çıktığı anlamına gelmez. Ben daha çok helal- harama dikkat ederim. Bu belki bir dindarlık vasfıdır. Ama bunu yapmayanlar islamdan çıkmaz. Yaptıklarının veya yapmadıklarının karşılığını öbür tarafta görüp görmeyeceklerine inanırlar. Hepimiz kusurluyuz, hepimiz hata yapabilir, büyük günahlarn işleyebiliriz. Ama dindar bunların yapılmamasını isteyen kişidir. Dindarlık vasfını ben muhafazakarn demokratlık içinde bir unsur olarak görüyorum. Gençlerimizin iyi yetişmesi hepimizin hedefidir. Biz aynı zamanda milli ve mnevi değerlerini bilmeli ve mümkün olduğunca yaşamalı. ama milli ve menave değerler bir dünya görüşü olarak bir atmosfer olarak yaşanması isteniyorsa bu gericilik değildir.&#8221; </p>
<p>&#8220;BİR İNSAN DÜNYA GÖRÜŞÜNÜ İFADE EDERKEN, KARŞISINDAKİNİ YOK SAYIYOR DEMEK DEĞİLDİR&#8221;<br />
Bir seyircinin &#8220;Çocuğumun din odaklı yetişmesini istemiyorum. Böyle konuştuğumuzda bizim gibi insanlar bu ülkeden gitsin mi? Ateist olarak yaşamak isteyen var&#8221; sorusunu Arınç şöyle yanıtladı:</p>
<p>&#8220;Var zaten Basında da var, sanat camiasında da var, sıradan insanlarımızda da var. Şu anlaşılmamalı. ben dindarım desem kendimi tarif etmiş olurum. Ben dindarım karşımda oturan insan dinsizim diyemez. Yani her konuda karşımıza çıkabilir. Bir insan kendi partisini dünya görüşünü ifade ederken karşısındakini yok sayıyor demek değil. Anayasanın 23. maddesindeki hususda budur zaten. Sizde soramazsınız karşınızdakine baskıda bulunamazsınız. Fransa&#8217;da kilisenin okulları var, laik okullarda var. Oradaki hayat tarzı farklı. Bizde tevhid-i tedrisat var. 20&#8242;lerden beri var. İHL&#8217;ler de milli eğitimin denetiminden geçiyor. Hiç kimse endişe etmesin. Milli eğiitimin temel ilkeleri zaten yazılı. Ama ben çocuklarımı daha dindar bir nesil olarak yetiştirmek istesem bunun bir suçu yok. Bazen çocuklarını alır karşısına kadeh tokuştururlar. Bundan emin olsunlar. Hiç endişe yok.&#8221;</p>
<p>&#8220;Malatya&#8217;da Ermeni mezarlığı halk arasında çıkan kilise yapılıyor söylentisi ile yıkıldı. Dindar gençlik toplum derken mesela Aleviler zorunlu din dersinden muaf olmak istiyorlar. Bütün bunlar nasıl harmanlanacak&#8221; şeklinde gelen soru üzerine Arınç şunları söyledi: </p>
<p>&#8220;Bence endişe edecek bişey yok. Buna benzer münferit olaylar; Trabzondaki Santoro cinayeti, Malatya&#8217;daki olaylar, Hrant Dintk cinayeti. Biz cemaat vakfları konusunda böyle düşünmüyoruz. Kiliselerini tamir ediyoruz. 7 tane kiliseyi tamir ettik ve açtık azınlıkların tüm hakları korunuyor. Böyle bir yanlışlık ortaya çıkmışsa o cemaatler bize kızmazlar. Onu yapanların maksatlı olduğunu düşünürler. Ben Turgut Özal için sivil dindar demokrat dediğim zaman bundan öncekiler müslüman değil diye itham ettiler. Biri bana Time dergisini getirdi. Bush&#8217;un karşısındaki Kerry demişti ben aslında dindar bin insanım. ama Bush&#8217;un karşısında bunu ortaya çıkarmadım.</p>
<p>Pek çok ülkede de dindarlık aile değerlerine bağlı olmak kiliseye gitmek bir artıdır pozitif bir algıdır. bundan dolayı kimse krimseyi suçlamaz. Sadece dindarlık vasfından dolayı kimse endişe etmesin. Milli eğitimi kendi ilkeleriyle bugüne kadar kabul edilmiş tüm güvencelerle eğitimine devam edecek.&#8221;</p>
<p>İLK VE ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNİN UMREYE GİTMESİ<br />
Arınç, aileleri veya öğretmenleriyle çocukların umreye gitmesine ilişkin şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;Bunu, bir seyahat özgürlüğü gibi görmek lazım. Çünkü bazı ailelerde çocuklarını 15 tatilde alıp Maldivlere, ispanya&#8217;ya, İtalya&#8217;ya gidebiliyorlar, Uludağ&#8217;a geliyorlar. Bunda bir fevkaladelik yok. Bakın Türkiye&#8217;de bir tehlike var. O da şudur, uyuşturucuya başlama yaşı çok küçüldü, sigaraya başlama yaşı çok küçüldü. Daha kötü şeylerde yaş iyice geriledi. Gençlerde suç işlemeye yönelim daha da çok arttı. Her gün gazetelerin 2-3 sayfasında tüyler ürperten bir takım haberler, fotoğraflar görebiliyorsunuz. ya kadına karşı şiddet, ya sevgilisini bıçaklamak, veyahut da eşini, sevgilisini, bir başkasını pazarlamak. Bunlar ahlakın da reddettiği şeyler. Toplumda olmaması gereken şeyler. Yani bir fırtınanın yaklaşmakta olduğunu da görüyoruz. Daha çok bu değerlere sahip çıkacak gençlerimiz yetişse herhalde suç işlemekten daha uzak kalırlar. Herhalde bu konularda işleyecek noktada olmazlar diye düşünebiliriz.&#8221;</p>
<p>Dindar nesil tartışmasıyla birlikte ortak değerlerin nasıl oluşturulması gerektiğiyle ilgili bir soruyu yanıtlayan Arınç şöyle devam etti: </p>
<p>&#8220;İnsan gözüyle bakacağız, insanı yaşatırsan devlet yaşar. İnsanın eğitilmesi, istikamet kazanması, insanın doğruları yanlışları öğrenmesi, insanın iyiyi kötüyü öğrenmesi önemli olan. Eğer bunu ayırt edebilecek bir noktaya gelirse yanlış, kötü, suç olan işleri yapmaz, iyi, doğru, güzel olan işleri yapar. İnsanı eğitirken dinden istifade etmek elbette mümkündür, onu dışarı atamayız.&#8221; CHP&#8217;liler bize hep derlerdi ki &#8216;dini karıştırmayın, Allah ile kul arasına kimse girmesin, Allah ile kul arasında ibadet de gizli, kabahat da gizli&#8217;. Ama dün grup başkanvekili çıktı kürsüden Maun Suresi&#8217;ni tefsir etmeye çalıştı. Bakınız grup başkanvekili bizi artık Maun Suresi ile terbiye etmeye çalışıyor. Nereden nereye gelmiş CHP. Demek din vazgeçilmez bir şey, insan için fıtri bir ihtiyaç. Dini ihtiyacımızın çok güçlü olması lazım, kaynağından en doğru şekilde, hiçbir şekilde istismara yol açmayacak biçimde olması lazım. Geçmişte bunlar maalesef istismar edildi, cahil insanların elinde kaldı, kaynaklarımızın ötesinde, kulaktan dolma şeylerle bugünlere kadar geldik. Ama dini duyguların güçlü olması önemlidir, bunun yanında kültürümüzün bütün unsurları&#8230;Biz çok şükür bin seneden beri iyi bir medeniyetin çocuklarıyız, bugün Balkanlar&#8217;a gittiğiniz zaman geçmişte bulunduğumuz her yerde, bilim, adalet irfan, paylaşmak, ayrımcılığı ortadan kaldırmak, insanlara hizmet etmek için kurulmuş vakıflar karşımıza çıkıyor. Yani dini soyutlayarak, onun dışında tamamen din dışı bir eğitimle &#8216;herkesi bu şekilde eğiteceğiz&#8217; demeyi ben şahsen çok yanlış buluyorum.&#8221;</p>
<p>Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik&#8217;in, Atatürk&#8217;ün Gençliğe Hitabesi&#8217;yle ilgili sözleri üzerine muhalefet partilerinden gelen eleştirileri değerlendirirken, bu tarz eleştirilen gelebileceğini belirtti. Arınç şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;Hüseyin Çelik Bey diyor ki Atatürk&#8217;ün Gençliğe Hitabesi çok güzel sözleri, çok güzel doğruları içerisine alan bir şey. Ama &#8216;unutmayın, bu bir ayet değil&#8217; diyor. Yani karşımızdaki CHP, &#8216;hayır bunlar ayettir, kesinlikle değiştirilemez mi&#8217; demek istiyor, MHP &#8216;kılına bile dokundurtmayız, bu olmazsa olmazımızdır, biz sabah akşam bunu tekrar ediyoruz, bundan vazgeçemeyiz mi&#8217; demek istiyor. Söylenen şey çok basit, mantık denen bir kural var; &#8216;bu, bir ayet değildir&#8217; diyor, &#8216;her şeyiyle güzel ama değiştirilmez, dokunulmaz, üzerinde söz sarfedilmez, layüsel değildir&#8217; demek istiyor. O daha güzel söylüyor tabii ben bu kadar söylüyorum. Bunun karşısında Atatürk&#8217;ü yok etmek, ne alaka.&#8221;</p>
<p>19 MAYIS KUTLAMALARI<br />
19 Mayıs kutlamalarının Ankara dışındaki kentlerde stadlarda kutlanmasının yasaklanmasıyla ilgili eleştirilere de değinen Arınç şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Şu çarpıklığı söylemek istiyorum, bunlarla hiç alakası olmayan şeyler. Bizim 19 Mayıs kutlamalarıyla ile ilgili aldığımız bir karar yok. 1983&#8242;te çıkan bir yönetmeliği Milli Eğitim Bakanlığı uygulamak istiyor. Milli Eğitim Bakanı şunu soruyor; 19 Mayıs kutlamaları sebebiyle 2,5 ay lise öğrencileri derslerinden uzak kalıyorlar. Her gün prova. Sayıları bunların 300-350 bin civarında. Bu şekilde devam mı edelim, yoksa Ankara&#8217;da bunu kutlayalım diğerlerini salona mı alalım. Şimdi bunların olabilirliği konusunda siz farklı söyleyebilirsiniz ben farklı söyleyebilirim. Ama Milli Eğitim Bakanı bir şey diyor, bu adamı da bir dinlemek gerekmiyor mu. Hakikaten öyle değil mi, ben de lise talebeliği yaptım, 23 Nisanları bilirim 19 Mayısları bilirim, çocuklarımdan bilirim. Yani günlerce provanın içinde son sınıfına gelmiş öğrencinin 2,5 ay okulundan, derslerinden uzak kalmasına bir çare bulmak zorunda değil miyiz? Kaldı ki bu öğrenciler zaten rapor almak suretiyle okullarından uzak kalıyorlar, başka sebeplerle&#8230; Bunu &#8216;mantıklı, daha güzel, belki de daha günün anlam ve önemine yakışacak bir tarzda kutlamak istiyorum&#8217; diye düşünse, bunu hemen cumhuriyet, Atatürk düşmanlığıyla</p>
<p>karşılamak mümkün değil.&#8221;</p>
<p>Gençlere yönelik tutuklamaların arttığı yönündeki eleştiriyi de ele alan Arınç sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8220;Bunların tutuklama sebeplerini en azından tutuklama müzakeresinden görebildik mi? Sanıyorum göremedik, hep gazetelerin yazdıklarıyla konuşuyoruz. &#8216;Bir bildiri okuduğu için şu kadar yıla çarptırıldı&#8217; diye bir şeyler okuruz gazetede. O infiale sebebiyet verir, bir insan bildiri okudu diye diyelim ki 8 yıla mahkum edilir mi? Kesinlikle edilmemesi gerekir. Böyle bir ceza kanunu hiçbir ülkede olamaz, diktatörlüklerin haricinde. Ama mahkeme hükmünü okuduğunuz zaman bir terör örgütü üyesi olmaktan başlayarak, o örgüt adına propaganda yapmaya kadar bu cezayı ağırlaştıran bazı sebeplerin varlığını da dikkate alan bir karar görürsünüz. Böyle bir şey olabilir. Ama nötr, çıplak gözle söyleyeyim, bir öğrencinin böylesine basit bir olaydan dolayı disiplin cezası alması veya sadece bu sebeple, ekşi sözlük vesaire benzeri&#8230; Bu kadar gençliğinden, okulundan, üniversitesinden mahrum olacak noktaya gelmesi, cezayla karşılaşmış</p>
<p>olması, muhatap olması elbette kabul edilemez&#8230; Her davanın kendi özel durumu vardır, her kişinin işlediği suçla ilgili olarak bir noktaya gelmemiz lazım. Varsa ki şu kanunun şu maddesi sonunda bu insanı böyle cezalandırıyor, biz onu hemen değiştiririz&#8221;.</p>
<p>TUTUKLU GAZETECİLER<br />
Tutuklu gazetecilerin durumuyla ilgili soru üzerine Arınç şunları ifade etti:</p>
<p>&#8220;Şimdi şuna karar vermemiz lazım. Bu eylemler serbest mi olmalı, takibi yapılmamalı mı, bunun bir cezai müeyyidesi olmamalı mı? Muhalefete sordum, bu kadar laf söylüyorsunuz arkadaşlar, TCK&#8217;nın 3 maddesi var. Bu 3 maddeye ilişkin de yargı reformunda biz &#8217;5 senelik cezaların</p>
<p>tamamının ertelenmesi&#8217; diye hüküm getiriyoruz. Üç maddenin de cezalarını düşürüyoruz. Ama bunlar TCK&#8217;da&#8230; Sizin saymaya çalıştığınız ama isimlerini bilemediğiniz şu şu şu malum gazete ve gazetecilerin suçunun karşılığında Terörle Mücadele Kanunu&#8217;nun (TMK) 6, 7, 8, 10, 11. maddeleri yazıyor. Siz bana şunu söyleyin ey CHP, ey MHP, ey bir başka parti. TMK&#8217;nın bu maddelerinin tamamen kaldırılmasını istiyor musunuz. BDP &#8216;istiyorum&#8217; diyor, CHP &#8216;istemiyorum&#8217; diyor benim bildiğim.&#8221; Gaspa katılmış ama sıfatı gazeteci yazıyor. Terör eylemine katılmış, silah bulundurmuş ama karşısında meslek olarak gazeteci yazıyor&#8230; Adi suç işlediği halde &#8216;ben gazeteciyim&#8217; diyerek dokunulmazlık isteyen bir grup var. Kusura bakma kardeşim, senin işlediğin suçu herkes işleyebilir, senin gazeteci sıfatını taşıman seni bu suçtan kurtarmaz. Sen bir defa kenarda dur bakalım. TMK&#8217;da bizzat terör eylemlerine katılan, örgütle hareket edenlerle de yapacak bir</p>
<p>şeyimiz yok. Ben sadece şunu düşünebiliyorum; &#8216;propaganda&#8217; dediğimiz konuda cezalar verilmiş, bu konularda içtihatlarda sonradan farklılıklar da oluşmuş. Bir insan sadece propaganda yaptığı için diğer maddelerden de ilave cezalar almasa cezasıdaha az olacak veya tecil sınırında olacak. Ben bunu yapmaya niyetliyim ama bana en çok gürültüyü kopartanların niyetlerini açıklama cesaretleri yok.&#8221;</p>
<p>AİHM&#8217;in 2011 yılı sonuçlarına göre Türkiye&#8217;nin en çok dava açılan ve en çok aleyhte sonuç çıkan ülke olduğunu belirten Arınç, &#8220;Bendeki rakam şudur; 2011 yılında zannediyorum ki 2 bin 300&#8242;ün sadece bunun 11&#8242;ine Adalet Bakanlığı izin vermiş. Onda 1&#8242;i değil, yirmide 1&#8242;i değil, belki yüzde 1&#8242;ine yakın bir rakam. O açılan davaların da bir kısmı beraatla sonuçlanmış. Sıfır noktasına doğru gelmişiz. Ama hala diyor ki AİHM, siz 301&#8242;i tamamen ortadan kaldıracaksınız&#8221; dedi.</p>
<p>RAGIP ZARAKOLU&#8217;NUN NOBEL ADAYLIĞI<br />
KCK soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Ragıp Zarakolu&#8217;ya Nobel Barış Ödülü verilmesi konusunda İsveç&#8217;te girişimde bulunulduğunun hatırlatıldığı Arınç şunları söyledi: </p>
<p>&#8220;Bundan mutlu oluruz, keşke böyle bir şey yapsalar. Çünkü Nobel Edebiyat Ödülü kazanan bir Türk olduğu zaman ayrıca, sevinmiştik. Zarakolu, benim bildiğim bir yayıncıdır, bazı kitaplarını okudum, biliyorum. Ben suçlandığı konularla ilgili görüş beyan edecek durumda değilim. Bütün amacım, niyetim, çok tutuklu kalmadan bir an önce davaların bitmesi ve aklanmalarıdır. Bunu bütün sanıklar için söylüyorum. Kaldı ki bu gazeteci kimlikli kişiler içerisinde milletvekili arkadaşlarımız var. Ama bunlara yargı karar verecek. Bakın yanlış anlaşılmasın. Sayıyı artırdınız ama 10&#8242;u bulamadık daha. Şöyle bir iddia var ki yüzlerce gazeteci, belki bin gazeteci cezaevinde. Herkesin rivayeti muhtelif. 10 değil, bir tane bile olsa biz bundan üzülürüz. Bir gazeteci, gazetecilik mesleğini veya basınla ilişkili işini yaparken eğer bir ceza tehdidiyle karşı karşıya kalırsa bu, bizim ayıbımız olur. Yani bu, özgürlüğün olmadığı Türkiye demektir. Ama bugün bu arkadaşlarımız dahil doğru veya yanlış, bunların hepsi yargılama sonucu ortaya çıkacak.&#8221;</p>
<p>&#8220;PAUL AUSTER, ATATÜRK&#8217;E MÜTHİŞ BENZİYOR&#8221;<br />
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın, yazar Paul Auster&#8217;la ilgili sözlerine ilişkin soru üzerine Arınç, &#8220;Bir başkası olsa girmeyebilir, başkası olsa girebilir, bir başka türlü söyleyebilir. Sayın Tayyip Erdoğan da bir lider, bir genel başkan&#8230;&#8221; dedi. Arınç, Paul Auster&#8217;ın fiziki olarak Atatürk&#8217;e çok benzediği ifade ederek, &#8220;Ben onda daha başka bir kabiliyet keşfettim&#8230; Atatürk&#8217;e müthiş benziyor. Yani Türkiye&#8217;ye zaman zaman Atatürk ile ilgili film çevirmek için birilerini getirirler, &#8216;o benzedi, bu benzemedi&#8217; derler. İnanınız bundan daha fazla benzeyenini görmedim. Dün görebildiğim kadarıyla ekranlarda. Hazır Türkiye&#8217;ye gelmişken o yönünü de keşfedip belki bir film senaryosu üzerinde onu aktör olarak da düşünebilirler&#8221; diye konuştu.</p>
<p>DENİZ FENERİ<br />
Deniz Feneri savcıları hakkında açılan soruşturmayla ilgili konuşan Başbakan Yardımcısı Arınç, &#8220;Savcılar hakkında açılan davanın Deniz Feneri&#8217;yle doğrudan o davanın özüyle ilgili değil. Özel evrakta veya yargılama evrakındaki tahrifat diyelim. buna benzer pek çok dava var.&#8221;</p>
<p>DİNK DAVASI<br />
Hrant Dink Davasının sonucunu da değerlendiren Arınç, &#8220;Kararı verildi ve o kararı eleştiriyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>RAMAZAN AKYÜREK&#8217;İN TERFİ ETTİRİLMESİ<br />
Ramazan Akyürek&#8217;in terfi ettirilmesi ile ilgi konuşan Arınç şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Eski görevinden bugün geldiği görev terfimidir bugün bilmiyorum. Ama suçludur, suçlu değildir bu noktada kesin bir kanaatimiz yok. kesinleşmiş bir yargı kararı yok. Akyürek&#8217;i ne tanırım, ne bilirim. İçisleri Bakanlığı&#8217;nın yaptığı atamayla neyi kastettiğini bilemem. Teftişs kurulu başkanı oldu. Onun başına gelmekle bu soruşturmayı etkisiz kılabilir mi demek istiyorsunuz? Hrant Dink&#8217;in öldürülmesinin üzerinden 5 yıl geçti. Meclis başkanıydım ve çok üzüldüm. Düsüncelerine de saygısı olan bir insanım. Bu insan düşüncelerini sadece ifade eden bir insandı. onu korumak zorundaydık. Davanın böyle sonuçlanmasını ben vicdanıma yediremiyorum. Olayda CHP&#8217;li olduğu iddia edilen bir insan bu soruşturmanın başına geldi derseniz ona dikkat edilir.</p>
<p>ANADİLDE EĞİTİM GÜNDEMİMİZDE YOK<br />
Anadilde eğitimle ilgili değerlendirmelerde bulunan Bülent Arınç şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;Anadilde eğitim konusu çok ayrı bir konu. MHP&#8217;ye cevap verdim. Bu ülkede Kürtler var bunlar bin senedir bu topraklarda var. Adam diyorki ben Kürdüm. Kürdün kendine göre bir alfabesi dili kültürü vüar. Bunları anayasada teminat altına almış. Diyarbakır&#8217;a ait 22 yerel radyo ve televizyon 24 saat yayın hakkı aldı bizden. Bütün engelleri kaldırdık. Herkes anadilde yayın yapabilir. Bu dili öğrenmenin önünde bir engel kalmadı. Önce BDP&#8217;li milletvekilleri de öğrenecek çünkü yarısından fazlası bilmiyor. Belki bende öğreneceğim. Bu dil var. bu dilde yazılmış kültür eserleri var. Benim bir kanalım günde 24 saat bu dilde yayın yapıyor. Anadiliyle günlük hayatı geçiren insanların konuşurken yazarken kullandıkları bir dilin öğrenilmesi yönünde bir engel yok. Eğitim dediğiniz zaman anayasal bir engel var. kürtçe eğitimin sağlıklı olacağına inanıyormusunuz. böyle anadilde eğitimi düşünmüyoruz. Anadile eğitimin Türkçe olması beraberlik sağlıyor. Anadilde eğitim olsa nerde okul nerde öğretmen bulacağız. ben TRT 6&#8242;te haber sunacak spiker bulamadım. Hangi BDP milletvekili çocuğunu alıp Irak&#8217;ta Süleymaniye Üniversitesi&#8217;ne gönderir.&#8221;</p>
<p>ŞARTLAR ELVERİRSE SEÇMELİ DERS OLABİLİR<br />
Anadilde eğitimin bundan sonraki süreçteki akıbeti ile ilgili soruyu yanıtlayan Arınç, &#8220;Bundan sonra şartlar elverirse sadece seçmeli ders olabilir. Yoksa bu dilde ilkokuldan ünversiteye kadar mümkün değil&#8221; dedi</p>
<p>Bülent Arınç konuşmaları  tv ekranında Bülent Arınç  konuşmalar tam metni  Bülent Arınç cnn türk konuşamaların tam metni Bülent Arınç  gazeteçiler için kck davları egitim icin yorumları</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.duygusohbet.com/arinctan-dindarlik-degerlendirmesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kızdıran kripto belgeler</title>
		<link>http://www.duygusohbet.com/kizdiran-kripto-belgeler/</link>
		<comments>http://www.duygusohbet.com/kizdiran-kripto-belgeler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 01:11:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>BiRiCiK</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.duygusohbet.com/?p=4333</guid>
		<description><![CDATA[ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen bir kriptoda, Türk polisinin dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt’ın kızının özel görüntülerini ele geçirdiklerini anlattığı bilgisi yer aldı. Wikileaks belgelerinden Türkiye’yi sarsacak önemli bir belge daha çıktı. Milliyte&#8217;in haberine göre, ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen bir kriptoda, Türk polisinin Ergenekon soruşturması konusunda detaylı bir brifing verdiği, ayrıca polisin “eski Genelkurmay Başkanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen bir kriptoda, Türk polisinin dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt’ın kızının özel görüntülerini ele geçirdiklerini anlattığı bilgisi yer aldı.</p>
<p>Wikileaks belgelerinden Türkiye’yi sarsacak önemli bir belge daha çıktı. Milliyte&#8217;in haberine göre, ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen bir kriptoda, Türk polisinin Ergenekon soruşturması konusunda detaylı bir brifing verdiği, ayrıca polisin “eski Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın kızı B.C.’nin özel görüntülerini ele geçirdiği”ni anlattığı bilgisi yer aldı.<br />
Birinci Ergenekon iddianamesinin kabulünden yaklaşık 4 ay sonra, 21 Kasım 2008’de ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nde Türk Emniyeti’nin verdiği brifing, 24 Kasım 2008 tarihli kriptoda detaylarıyla anlatıldı.<br />
Büyükelçiliğin siyasi işler müsteşarı Daniel O’Grady tarafından kaleme alınan kriptoda şu ifadeler kullanıldı:<br />
“Türk Emniyeti, 21 Kasım tarihinde büyükelçiliğe, AKP hükümetini devirmek için komplo kurduğu öne sürülen varlığı şüpheli Ergenekon grubuyla ilgili soruşturmaları hakkında kapsamlı bir brifing verdi. Brifing, Ergenekon’un engin, iyi finanse edilmiş, iyi örgütlenmiş ve aşırı milliyetçi çevrelerde Batı ve ABD karşıtı propagandayla üye toplayan bir şebeke olduğunun altını çizerek, konu hakkında bütünlüklü ve bilgiye dayanan bir değerlendirme sundu&#8230; Emniyet mensupları emekli General Veli Küçük’ün oynadığı kilit rolün altını çizdiler, kişisel olarak birçok cinayeti yönlendirdiğini belirttiler. Eski ASAM Başkanı Ümit Özdağ’ın rolünü de vurguladılar. Polisler bize davayı ‘hukuken güçlü’ gördüklerini ve mahkumiyet kararlarının çıkacağından emin olduklarının, fakat Türk yargı mekanizmasının ‘öngörülemez olduğu’nun notunu düştüler. Brifing, Ergenekon’un ABD karşıtı eğilimine odaklanırken, Türk Emniyeti’nin çabaları için ABD hükümetinin doğrudan ya da zımni desteğini kazanma umutlarını ortaya koydu.<br />
ABD’ye detaylı brifing<br />
Hukuk ataşesinin doğrudan isteğine cevap vererek Türk Emniyeti, 21 Kasım’da Elçiliğe görsel materyallerin de yardımıyla AKP hükümetini devirmek için komplo kurduğu öne sürülen varlığı şüpheli Ergenekon grubuyla ilgili soruşturmaları hakkında kapsamlı bir brifing verdi. Yetkililer başka hiçbir ülkeye bu kadar detaylı bir bilgilendirme yapılmadığının altını çizdiler. Brifing sırasında hukuk ataşesinin yanısıra siyasi müsteşarlar da hazır bulundu&#8230; Her şey İstanbul’daki bir evde gizlenmiş el bombalarının bulunmasıyla başladı. Bazı bombaların üzerinde parmak izleri vardı. Bombalar aynı seridendi. Bombalar MKEK tarafından üretildikten sonra bir şekilde seriden ayrılmış. Bombaların üçü Cumhuriyet gazetesine saldırıda kullanılmış. Diğerlerinin de birçok saldırıda kullanıldıkları tespit edilince saldırılar arasındaki bağlantı sağlam bir şekilde kurulmuş.<br />
Cephanelik bulundu<br />
Kısa süre sonra, polis Eskişehir’deki bir evde kocaman bir ‘cephanelik’ keşfetti. Cephanenin genişliği ve çeşitliliği bunu ‘engin bir örgütlenme’ olduğunu açığa çıkardı. Bütün mühimmat askeri kaynaklardan sağlanmıştı. Aynı zamanda AB ve Türk hükümetine karşı psikolojik savaş yöntemleri içeren sınıflandırılmış raporlar ve belgeler bulundu. CHP lideri (Deniz) Baykal’a ödenmiş bir rüşvete dair kanıtlar buldular. Neuman ve Adenauer vakıflarını suçla bağlantılı gösterecek şekilde kullanılacak bilgiler bulundu. Eski Genelkurmay Başkanı Büyükanıt’ın kızının cinsel aktivitelerine ilişkin fotoğraflar ve belgeleri de ele geçirdiler.”Kriptoda; brifing veren polislerin “Ergenekon’un Türkiye’de kaos ve istikrarsızlık yaratma hedeflerine ulaşmak için birçok terörist grupla temas kurmaya karar verdiği ve sahte terörist örgütler kurmayı önerdiği”ni anlattıkları yer alırken, “Yetkililer Küçük’ün Danıştay saldırısı, Hrant Dink cinayeti ve Mustafa Duyar’ın öldürülmesi dahil birçok terör olayına dahil olduğunu söylediler” denildi ve özetle şu ifadeler yer aldı:<br />
Milliyetçiliği sömürdü<br />
“Brifingi verenlere göre Ergenekon hukuki işler, finans, lobicilik ve yönetim için ayrılmış kollarıyla, geniş ve iyi organize olmuş bir örgüt. (Veli) Küçük karar verme zincirinde tepelerde gözüküyor. Ergenekon Türk gençliğinin güçlü milliyetçi eğilimlerini sömürdü. Bir Emniyet mensubunun profilini çıkardığı, şu an tutuklu Mustafa Bağdat’ın faşist eğilimler gösterdiği, dengesiz bir karakteri olduğu, şiddet kullanmaya yatkınlığı bulunduğu anlatıldı. Emniyet yetkilileri, iki kişinin Ergenekon’un propagandasını oluşturmada etkili olduğuna işaret ediyor: ASAM düşünce kuruluşunun eski başkanı Ümit Özdağ ve Erk Yurtsever. Polisler ABD’yi &#8211; özellikle Büyükelçi Mark Parris ve Ross Wilson’ı- hakaret dolu ve provokatif ifadelerle betimleyen yayınlara vurgu yaptı. Özdağ’ın AKP iktidara geldikten kısa süre sonra yaptığı agresif ve açıkça yapılmış ‘Mecliste 660 sandalyeniz de olsa, anayasanın ilk dört maddesini değiştirmeye cüret ederseniz halkın silahlı mücadele hakkı doğacaktır’ uyarısını hatırlattılar&#8230; Ergenekon ve PKK arasındaki iddia edilen bağlantıyı da sorduk. Polisler Ergenekon tutuklamalarından sonra PKK’nın polislere ve karakollara saldırılarında ani bir artış görüldüğünü söylediler. ‘Gereken sonuca’ vardıklarını söylediler, manası ‘açık’mış.”<br />
Kendilerinden eminler<br />
Kriptonun sonundaki “yorum” bölümünde de şöyle deniliyor: “Bu brifing Ergenekon sanıklarına karşı toplanan kanıtların dökümünden ziyade bilgilendirici bir genel değerlendirme olarak geçti. Emniyet görevlileri başarılı bir yargılama için yeterli kanıtı topladıklarına inandıkları için göze çarpan bir şekilde kendilerinden emin gözüküyorlardı. Gene de Türk yargı mekanizması konusunda kısmen boyun eğmiş durumdalar.</p>
<p>Yargının ya manipüle edilerek ya da sadece düzensizlikten ‘ikna edilmeyeceği’ni düşünüyorlar&#8230; Ek olarak, Ergenekon savcısının Başbakan Erdoğan’la haftalık toplantılar yapması, soruşturmanın arkasında siyasi niyetler olduğu iddialarına inandırıcılık kazandırdı.”<br />
Kriptodaki isimler<br />
- Veli Küçük: Emekli tuğgeneral. Adı ilk olarak, 1990’larda yaşanan faili meçhul cinayetler ve Susurluk kazasıyla gündeme geldi. JİTEM’in kurucusu olduğu iddia edildi. Ocak 2008’de Ergenekon üyeliği kapsamında gözaltına alınarak tutuklandı. Cumhuriyet gazetesine atılan el bombalarının, Küçük’ün talimatıyla Osman Yıldırım’a verildiği öne sürülüyor. İddianamede Ergenekon’un yöneticisi olduğu belirtilen Küçük hakkında 17 ayrı suçlama bulunuyor.</p>
<p>- Prof. Dr. Ümit Özdağ: Siyaset ve uluslararası ilişkiler alanında çalışmaları var. 1999’da Avrasya Stratejik Araştırma Merkezi’ni (ASAM) kurdu. Nisan 2004’te ASAM başkanlığını bıraktı. MHP Genel Başkanlığı’na adaylığını koydu, seçimi kaybetti. Katıldığı bir televizyon programında “Ergenekon diye bir örgüt olduğuna inanmıyorum” dedi.</p>
<p>- Mustafa Duyar: 1995’te iki jandarma erinin ve 1996’da Özdemir Sabancı, Haluk Görgün ve Nilgün Hasefe’nin öldürüldüğü Sabancı suikastı olaylarıyla adı duyuldu. Daha sonra yurtdışına kaçtı. Yakalandıktan sonra konulduğu Afyon E Tipi Kapalı Cezaevi’nde 15 Şubat 1999’da Karagümrük çetesi tarafından öldürüldü. Çetenin lideri Nuri Ergin “Bu devlet bana Mustafa Duyar’ı öldürttü” dedi.</p>
<p>- Mustafa Bağdat: 2005-2006 eğitim-öğretim yılı açılışı için Kütahya’ya gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik silahlı eylemde bulunmak üzereyken yakalandı. Erdoğan’a 15 metre kadar yaklaşan Bağdat, elindeki poşetin içindeki ekmeğe gizlenmiş silahla birlikte ele geçirildi. 2006 yılında “Başbakanı tasarlayarak öldürmeye teşebbüs” suçundan 11 yıl hapis cezası aldı.</p>
<p>- Erk Yurtsever: Nihal Atsız’ın öğrencilerinden. Türkçülük konusunda çok sayıda makalesi ve çalışması bulunuyor. Ergenekon davaları ve soruşturmalarında herhangi bir şekilde adı geçmiyor.<br />
Eskişehir baskını<br />
Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndan 2005’te binbaşı rütbesiyle emekli olan Fikret Emek, 26 Haziran 2007’de Eskişehir’de gözaltına alındı. Emekli Albay Fikret Emek’in annesinin evinde yapılan aramada11 kilo C-3 plastik patlayıcı, 1 Kanas dürbünlü tüfek, 1 Kalaşnikof, 1 av tüfeği, M-16 mermileri, 12 el bombası, TNT düzenekleri ele geçirilmişti.<br />
BAŞBAKANLIK: İDDİA GERÇEK DIŞI<br />
Kriptoda yer alan Büyükanıt’ın kızıyla ilgili bölümlerin dün bazı gazetelerde yer alması ve “Büyükanıt’a Dolmabahçe’de şantaj yapıldığı” iddialarına da Başbakanlık’tan açıklama geldi. Açıklamada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Büyükanıt’ın 4 Mayıs 2007’de gerçekleştirdiği görüşme hatırlatılarak “Bu görüşmeye dair bugün (dün) bazı gazetelerde ileri sürülen şantaj iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Mesnetsiz iddiaların haber olarak sunulması, kamuoyunu doğru bilgilendirme ilkesiyle de bağdaşmamaktadır. İlgili yayın organlarına karşı her türlü hukuki hakkını mahfuz tutan Sayın Başbakanımız, gerçekle örtüşmeyen bu tür iddiaları esefle karşılamaktadır” denildi.<br />
Emniyet de yalanladı<br />
Başbakanlığın ardından Emniyet Genel Müdürlüğü de eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın kızına ait özel görüntülere ilişkin haberleri yalanladı. Emniyet’ten yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: “3 Şubat 2012 günü bazı basın kuruluşlarında, Emniyet Teşkilatı hakkında Büyükanıt ve Amerikan Büyükelçiliği’nin de yer aldığı gerçek dışı ve çirkin iddialara yer verilmiştir. Tamamen asılsız olan haberlerle ilgili yasal süreç başlatılmışt<br />
 iddalar bunlarla sınırlı degil.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.duygusohbet.com/kizdiran-kripto-belgeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Av. Yalçındağ: KCK davalarını AİHM&#8217;e götürdük</title>
		<link>http://www.duygusohbet.com/av-yalcindag-kck-davalarini-aihme-goturduk/</link>
		<comments>http://www.duygusohbet.com/av-yalcindag-kck-davalarini-aihme-goturduk/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 00:43:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>BiRiCiK</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.duygusohbet.com/?p=4331</guid>
		<description><![CDATA[KCK davasından yargılanan tutukluların avukatlarından olan İHD aktivisti Av. Reyhan Yalçındağ, yürütülen davanın politik bir dava olduğunu ve düzmece delillerle birçok insanın suçlandığını belirterek davayı AİHM&#8217;e götürdüklerini söyledi. Davada tek taraflı delillerin toplanarak dosyaya konulduğunu, soruşturma aşamasında avukatların dosyayı görmesine bile izin verilmeyerek yazılı ve görsel bir takım medyaya dava içeriğinin servis edildiğini belirten Yalçındağ, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>KCK davasından yargılanan tutukluların avukatlarından olan İHD aktivisti Av. Reyhan Yalçındağ, yürütülen davanın politik bir dava olduğunu ve düzmece delillerle birçok insanın suçlandığını belirterek davayı AİHM&#8217;e götürdüklerini söyledi. </p>
<p>Davada tek taraflı delillerin toplanarak dosyaya konulduğunu, soruşturma aşamasında avukatların dosyayı görmesine bile izin verilmeyerek yazılı ve görsel bir takım medyaya dava içeriğinin servis edildiğini belirten Yalçındağ, &#8220;Yargılanan avukatın müvekilli ile yaptığı telefon konuşması, benim eşimle konuşmam, babanın çocuğuyla konuşması, eşinizle birlikte belediyenin festivaline katılıp protokolde oturmanız bile suç delili diye dosyaya konulmuş&#8221; dedi. KCK operasyonlarının artık aralıklarla değil, hemen hemen hergün yapıldığını ve demokratik legal zeminde faaliyet yürüten, düşüncesini açıklayan, örgütlenen Kürtlerin gözaltına alındığını ve tutuklandığını belirten Yalçındağ, &#8220;Artık her kentimizin, her ilçemizin nurtopu gibi bir KCK davası var&#8221; şeklinde konuştu. </p>
<p>Eşi Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir&#8217;in de tutuksuz yargılandığı KCK davasının savunma avukatlarından Reyhan Yalçındağ, KCK duruşmalarında yaşadıklarını ve bundan sonra ne yapmaları gerektiğini ANF&#8217;ye anlattı. </p>
<p>Başbakan, Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı ve bazı AKP üst düzey yöneticilerinin KCK davaları öncesinde basının önünde açıklama yaparak, &#8216;operasyonlar sürecek&#8217; diyerek yargıyı yönlendirdiklerini ve suç işlediklerini belirten Yalçındağ, &#8220;Bu açıklamaları görünce, davada yargılanan müvekkillerimize isnat edilen gerçek dışı suçlamaları görünce adil bir yargılamanın olduğunu düşünmüyorum&#8221; dedi. </p>
<p>Olağanüstü Hal döneminde, kapatılan DGM&#8217;ler döneminde vesayet sisteminden kaynaklı Kürtler ve politik davalar göz önüne getirildiğinde bugün KCK adı altında başlatılan operasyonlarda özel yetkili mahkemelerde gerçekleşen sözde yargılamalara tanıklık ettiklerini belirten Yalçındağ şunları söyledi: </p>
<p>&#8220;Bir kere bu KCK operasyonları adı altında gözaltılar başladığı andan itibaren son derece ciddi hukuksuzluklar yaşadık. Kendi hukuk mevzuatımız bile açıkça ihlal ediliyor. Bırakın taraf olduğumuz uluslararası hukuki sözleşmelerini. Mesela arama kararlarının bazıları usulüne uygun değil. Bu şu demek, hukuksuz arama kararı ile aldığınız delilleri siz dosyaya bırakamazsınız. Hukuksuz toplanan delillerin dosyadan çıkarılması için birçok kez talebimiz oldu ancak bu gerçekleşmedi. Dinleme kararları alınmamış. Ya da olağanüstü bir durumda, zanlının kaçma ihtimali varsa savcılık kararı ile bir yeri basar arama yaparsınız. Sakınca yoksa hakimlik kararı lazım. İHD Şubesi savcılık kararı ile basıldı. İlk basıldığında savcılık kararı dahi yoktu.&#8221;</p>
<p>Operasyonlarda gözaltına alınan ve tutuklanan kişilerin daha soruşturma sürerken birinci derece yakınlarıyla yaptı telefon görüşmelerinin ifşasının suç olduğunu kaydeden Yalçındağ, &#8220;Oysaki sanıklardan biri benim eşim. Ben davanın avukatlarından biriyim. Mesela iddianamede benimle eşimin ikili yapmış olduğu telefon konuşmaları var. Bunun çıkartılmasını talep ettik kabul edilmedi. Bu şekilde davayla ilgili olmayan görüşmelerin iddianameye konulması suç. O savcılara soruşturma açılması lazım. Aynı şekilde avukatların müvekkilleriyle görüşmeleri ifşa edilemez. Meslek sırrıdır. Oysa İHD Diyarbakır Şube Başkanı Muharrem Bey mesela avukat olarak müvekkilleriyle yaptığı telefon konuşmaları var. Müvekkilinin telefonda sözlü olarak bir yardım talebi var. Bu yayınlandı ve bu suç isnadı olarak dosyada yer alıyor. İddianamenin hazırlanmasından tutalım, gözaltına alınma sürecindeki gizlilik kararından tutalım da, bugün de delil ikamesinde yaşadıklarımıza bakıyoruz kelimenin tam anlamıyla bir facia&#8221; şeklinde konuştu. </p>
<p>KÜRT HUKUKÇULARIN SABRI SINANIYOR</p>
<p>Bu davada Kürt hukukçuların, muhalif hukukçuların sabırlarının sınandığını belirten Yalçındağ, &#8220;Çünkü bu kadar bariz bir sürü ihlal gözünüzün önünde gerçekleşiyor. Ne savcılık buna dur diyor, ne hakimlik yasadışı uygulamalara karşı taleplerimizi kabul ediyor&#8221; dedi. </p>
<p>KCK davasında tutuklanan müvekkillerinin muhalif olduklarını, kiminin sivil toplum örgüt temsilcisi, kiminin seçilmiş milletvekili, kiminin belediye başkanı, kiminin meclis üyesi, kiminin bürokrat olduğunu ve KCK davasında 3 kuşağın birden yargılandığını belirten Yalçındağ şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Bu fotoğrafı gördüğüm zaman şunu hissediyorum. Klasik bir devlet mantalitesinin özeti aslında. Birincisi, siyasetçisinden, sivil toplum örgütüne, kadın aktivistinden, gönüllü çalışanına, belediye bürokratlarına kadar. </p>
<p>İkincisi, &#8216;Kadın Kotası&#8217; hep diyoruz. Maşallah burada bütün KCK soruşturmalarında kadın kotasına uyulmuş. Yüzde 40&#8242;a yakın bir kadın müvekkilimiz var. </p>
<p>Ona da uyulmuş. Siyasi partiler yasası yada Anayasa&#8217;nın değişmesine gerek yok. Bu davada bu kota tutturulmuş. Birde şu var, kuşak farkı. 20 sene, 15 sene cezaevinde yatıp çıkmış ama şimdi yine tutuklu olanlar var. Aynı şekilde 1984 doğumlu olarak tutuklular var. Ben bir hukukçu ve insan hakları savunucusu olarak şöyle okuyorum. Ortaya çıkan bu fotoğraf bir mesaj. Bu fotoğraf aslında bütün Kürt halkına verilmek istenen bir mesaj. Çünkü 80&#8242;leri görüyorsunuz, 90&#8242;lı yıllarda yaşananları görüyorsunuz, 2000&#8242;li yıllarda yaşananları görüyorsunuz. O süreçlerde bedel vermiş insanları görüyorsunuz ve bir biçimde mücadele içinde olan insanları görüyorsunuz.&#8221;</p>
<p>DEVLETİN İŞLEDİĞİ SUÇU AÇIKLAMAKTAN YARGILANIYORLAR</p>
<p>Bazı müvekkillerine isnat edilen suçlamalara bakıldığında, devletin işlediği suçları açıkladıkları için yargılandıklarını belirten Yalçındağ, &#8220;Katliamı lanetlemek suç. Gösterilerde, patlamalarda çocuklar ölmüş bunu kınamak suç. Hak ihlali raporu açıklamak suç. Köy yakılmış, döneminde TBMM Araştırma Komisyonu gelmiş köylerin yakıldığını tespit etmiş, devletin raporlarına girmiş bunlar. Ancak &#8216;köy yakıldı&#8217; dediğin için şu an yargılanıyor insanlar. </p>
<p>Delil ikamesi bitenler için söylüyorum. Yaptıkları mesleki faaliyetlerinden dolayı haklarında suç isnat ediliyor. Bir nevi niyet okuma var bu davada. </p>
<p>Mesela müvekkillerimiz bir festivale katılmış, orada protokolde yer almış. Fotoğrafları suç delili diye dosyaya konulmuş. Biz bunları savcı ile görüştüğümüzde kendisi de suç olmadığını kabul etti, ancak mahkemenin bir kanaat oluşturması için bunları dosyaya koyduklarını söyledi&#8221; dedi. </p>
<p>&#8220;Özel hayatın gizliliği ifşa edildi. Müvekillerimizin mesleki faaliyetlerindeki çalışmaları suç kabul edildi. Dosyada gizlilik kararı olmasına rağmen, henüz iddianame hazırlanmadan gazetelerde çarşaf çarşaf fotoğraflar, yazılar, televizyonlarda görüntüler, ses kayıtları yayınlandı ve hedef gösterildiler&#8221; diyen Yalçındağ, savcının &#8216;biz bir kanaat oluşturmaya çalışıyoruz&#8217; sözlerinin bu yapılanları özetlediğini söyledi. </p>
<p>KCK duruşmalarında insan hakları savunucularına &#8216;neden çocuk ölümleriyle ilgili rapor hazırlıyorsunuz&#8217; denildiğini belirten Yalçındağ, &#8220;Böyle suçlama mı olur. İHD aylık, yıllık ve özel raporlar açıklıyor. Roboski olayında olduğu gibi. Ve bu raporları hem kamuoyuna açıklıyor, hem de hükümete, bakanlara, savcılıklara, siyasi partilere, milletvekillerine gönderiyor. Bugüne kadar İHD&#8217;nin yaptığı hiçbir basın açıklaması veya raporu hakkında tek bir suç duyurusu, tek bir dava açılmazken, KCK davasında İHD&#8217;nin hazırladığı raporlar yargılanıyor. </p>
<p>İHD çocuk ölümlerini raporlaştırılmış bundan yargılanıyor şube başkanımız. Mahkemede söyledik bunu. Hakim &#8216;Çocuğu polisin öldürdüğünü nereden biliyorsun&#8217; diyor. Ölen çocuk gaz fişeğiyle öldürülüyor ve bunu kullanan da polisten başkası değil. İHD olarak sadece AKP iktidarları döneminde 422 çocuğun öldürüldüğünü tespit etmişiz. Ve bunları da raporlarımızla açıklamışız. Yalan ise hakkımızda dava açılırdı. Ne bir soruşturma, ne bir dava. Ama şu an bu raporlardan dolayı arkadaşlarımız KCK davasından yargılanıyor&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>KÜRTLERİ DÜNYAYA KRİMİNAL DİYE SUNMA ÇABASI VAR</p>
<p>&#8220;Kürt muhaliflerini ve Kürt sorununun barışçıl yollarla çözülmesini isteyen, baskı ve zulüm politikalarına hayır diyen ve bir kimliği olan insanların bütün dünyaya kriminal insanlardır diye sunulma çabası vardır&#8221; diyen Yalçındağ şunları söyledi: &#8220;Kürt olan her şeye bir tahammülsüzlük diye görüyorum. Kürt muhaliflere bir gözdağı. Örgütlenmeleri istenilmiyor. Kürtlerin 30 yıldan fazla bir süredir kazanmış olduğu demokratik hakları kullanması, seslerini yükseltmesi, düşüncelerini ifade etmesi KCK adı altında kriminalize edilerek Türkiye&#8217;ye ve Dünya&#8217;ya bu şekilde yansıtılıyor. Mesela Uğur Kaymaz&#8217;ın öldürülmesine ilişkin avukatın AİHM&#8217;e dava götürmesi yargılanıyor. AİHM&#8217;e bir dava götüren bir avukatın yargılanması AİHM sözleşmesinin 34. maddesine göre suç. </p>
<p>Örneğin davada bir gizli tanık, &#8216;Muharrem Erbey AİHM&#8217;den kazandığı paraları örgüte aktarıyordu&#8217; diyor. Sayın Erbey hayatı boyuncu bir tek dosya AİHM&#8217;e götürmemiş. AİHM&#8217;den kazanılan tazminatları yatıran kurum Dışişleri Bakanlığı departmanıdır. Mahkemeye söyledik bunu, Dışişleri Bakanlığı&#8217;na yazı yazın. Müvekkilimiz kaç dava AİHM&#8217;e götürmüş ve kaç para kazanmış diye. Mahkeme heyeti bu talebimizi bir dahaki celseye değerlendireceğini söyledi. </p>
<p>Böyle bariz bir suçlama ve yalan varken. Çözümü çok basit, yazarsınız Dışişleri Bakanlığı&#8217;na böyle bir konu var mı yok mu diye. Ancak bu taleplerimiz hep ya reddediliyor ya da gözardı ediliyor. Adalet isteniyorsa, gerçeklerin ortaya çıkması lazım.</p>
<p>Yine, Terör ve Terörden Doğan Zararların Karşılanması Hakkındaki Kanun uyarınca, köylülere ödenen tazminatların avukatlar aracılığı ile örgüte aktarıldığı söyleniyor. Bir kez biz İHD bu yasayı baştan beri kabul etmedik. Yasanın adından itibaren değişmesi gerekir dedik. Bu yasanın Avrupa Sözleşmesi standartlarına uygun olmadığını dile getirdik. Bir insan hakları savunucusu 5233 sayılı yasaya gitmez zaten. Talep ettik tüm bölgedeki valiliklere ve dernekler masasına yazı yazılmasını istedik. 5233 sayılı yasaya başvuran İHD yönetiminden kimse varmı yokmu diye. </p>
<p>Biz bu yasayı doğru bulmadığımız için hiçbir İHD&#8217;li avukat bu yasaya başvurmamıştır. Bu yasa tazminat yasası falan değil. Türkiye&#8217;nin AİHM&#8217;deki dava sayısının düşmesini sağlamak amacıyla kurulan bir oyun. Gerçeklerin ortaya çıkmasını isteyen hakim bu ve buna benzer asılsız suçlamaların açığa çıkması için taleplerimizi değerlendirir. Öyle umuyoruz.&#8221;</p>
<p>DAVAYI AİHM&#8217;E GÖTÜRDÜK</p>
<p>Uzun tutukluluk, adli kontrol uygulanabilecekken keyfi biçimde tutuklamayla kişi özgürlüğünün ihlal edilmesi, özel yaşamın gizliliği, ifade özgürlüğünün ihlali, Kürtçe savunmadan kaynaklı adil yargılamanın başından itibaren ihlal edilmesi, müvekkillerinin gizlilik kararı uyarınca kendileri hakkındaki suçlamaları bilmeden tutuklanarak adil yargılamanın olmaması gibi gerekçelerle AİHM&#8217;e başvurduklarını ifade eden Yalçındağ, &#8220;AİHM&#8217;e gitme meraklısı değiliz. Ama adil bir yargılama olmayınca davayı götürmeye karar verdik&#8221; dedi. </p>
<p>NURTOPU GİBİ KCK DAVALARIMIZ OLDU</p>
<p>KCK davalarına bakıldığında, zulmü, işkenceyi, ölümü, açlığı yaşamış ve yine de tek yol olarak demokratik yolları kullanarak kendisini ifade etmek isteyen, yasal zeminde mücadale etmek isteyenlere bir gözdağı verilmek istendiğini kaydeden Yalçındağ, &#8220;KCK operasyonları öncesinde gerek Başbakan&#8217;ın, gerek bakanların &#8216;operasyonlar sürecek&#8217; açıklamalarını görünce, soruşturma ve yargılama adil yürütülüyor diyemeyiz. Hemen hemen her hafta, her gün KCK adı altında operasyonlar yapılıyor insanlar gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Her ilin, her ilçenin nurtopu gibi birer KCK davası var artık&#8221; dedi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.duygusohbet.com/av-yalcindag-kck-davalarini-aihme-goturduk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Demirtaş: Başbakan Yüce Divan&#8217;da yargılanabilir</title>
		<link>http://www.duygusohbet.com/demirtas-basbakan-yuce-divanda-yargilanabilir/</link>
		<comments>http://www.duygusohbet.com/demirtas-basbakan-yuce-divanda-yargilanabilir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 00:36:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>BiRiCiK</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.duygusohbet.com/?p=4329</guid>
		<description><![CDATA[BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Roboski katliamını sorumlusunu Başbakan’ın çok iyi bildiğini belirterek “Ortada ciddi bir suç ve bir katliam var. 34 Kürt gencinin katledildiği bir suç var ortada. Bu iş Başbakana uzanıyorsa, Başbakanın Yüce Divan huzurunda ömür boyu yargılanması gündeme gelebilir” dedi. İngiltere’deki diplomatik temasları sırasında Yeni Özgür Politika gazetesine mülakat veren Selahattin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Roboski katliamını sorumlusunu Başbakan’ın çok iyi bildiğini belirterek “Ortada ciddi bir suç ve bir katliam var. 34 Kürt gencinin katledildiği bir suç var ortada. Bu iş Başbakana uzanıyorsa, Başbakanın Yüce Divan huzurunda ömür boyu yargılanması gündeme gelebilir” dedi. </p>
<p>İngiltere’deki diplomatik temasları sırasında Yeni Özgür Politika gazetesine mülakat veren Selahattin Demirtaş, Kürt iş adamlarına yönelik hükümetin yeni planı, Roboski katliamı ve Kürt ulusal konferansı konusunda önemli açıklamalarda bulundu. </p>
<p>AKP’NİN HEDEFİ HEDEF KÜRT SERMAYESİNİ DAĞITMAK</p>
<p>İstanbul’da 26 Ocak’ta ‘PKK’nin finansal desteğini kesmek’ iddiasıyla Kürt işverenlerin hedef alındığı toplantı, BDP’li belediyelerinin mülklerine el konulmasını öngören yasa önerisi konusunda Demirtaş şunları söyledi: “1990’lı yıllarda buna benzer susturma operasyonu vardı, hatta „Çiller listesi“ diye tanımlanan bir liste bile vardı. Çiller’in bu konudaki açıklamalarından sonra da infazlar gerçekleşmişti. Şimdi benzer bir durumla karşılaşıyoruz. Sadece işadamları hedefte değil, profesöründen avukatına kadar milletvekilinden belediye başkanına kadar birçok kişi hedef altında. Bu çerçevede işadamlarına yönelik de bazı saldırılar var. Asıl hedef PKK’ye gelecek kaynakları durdurmak falan değil; asıl hedef Kürt sermayesini dağıtmak, işadamlarına korku vermek ve direnci yıkmaktır. Amaçları Kürt işadamlarını BDP’den uzaklaşmalarını sağlamaktır. KCK operasyonları adı altında, Kürtleri her alanda sıkıştırmaya çalışıyorlar. Toplumun bütününe korku salmaya çalışıyor AKP.” </p>
<p>ERDOĞAN YÜCE DİVAN’DA YARGILANABİLİR</p>
<p>28 Aralık günü 34 sivilin hayatını kaybettiği Roboski katliamına ilişkin Erdoğan’a “vur emrini verdin mi?” diye sorduğu için hakaret ve suçlamalara konu olan Demirtaş, bu konuda şunları ifade etti:</p>
<p>“Aslında AKP’nin Genel Başkanı asıl meselenin püf noktasına değinmek yerine sürekli bize hakaret ederek, bizi hedef göstererek yine gündemi saptırmaya çalışıyor. Katliamın sorumlusunu Başbakan çok iyi biliyor. Emri kimin verdiğini çok iyi biliyor. Dolayısıyla bizim sorduğumuz soru çok nettir. Bu emri verdi mi vermedi mi, vermediyse de kim verdi, bunu açıklaması gerekiyor. Bunu açıklamak yerine yine bizi hedefe alarak kamuoyunun gözünde bu olayı kapatmaya çalışıyor ama ortada çok büyük bir suç var. Başbakanı veya bu emri verenleri ömür boyu hapiste tutacak bir suçtan bahsediyoruz. Ortada ciddi bir suç ve bir katliam var. 34 Kürt gencinin katledildiği bir suç var ortada. Bu iş Başbakana uzanıyorsa, Başbakanın Yüce Divan huzurunda ömür boyu yargılanması gündeme gelebilir. Bu nedenle kendisi aslında sıkışmış durumdadır. Bu katliamın peşini bırakmayacağımızı ilk günden beri söyledik. Bu konudaki ısrarlı sorgulamamız devam edecek ta ki sorumluluları açığa çıkarana dek.”</p>
<p>Partileri tarafından Genelkurmay Başkanı Necdet Özel hakkında yetkisinin dışına çıkarak yargıyı etkilemek suçundan dava açıldığını hatırlatan Demirtaş, “Yargıyı ve siyaseti etkilemek suçtur çünkü” dedi. Demirtaş, suç duyurusuna ilişkin şunları ekledi: “Necdet Özel de kendisine ‘Onbaşı’ dediğim için hakkımda suç duyurusunda bulunmuştu. Biz de görevini kötüye kullandığı için suç duyurusunda bulunuyoruz. Şimdi yargının bu konudaki adaletini göreceğiz. Hep birlikte izleyeceğiz. Açık açık suç işlemiş bir Genelkurmay Başkanı’na mı soruşturma açılacak yoksa ben Onbaşı dediğim için mi bana mı açılacak, hep birlikte göreceğiz. Bunu sırf görmek için bile açtığımız davanın arkasındayız. Bu dava yargının karakterini net bir şekilde ortaya çıkaracaktır. Yargı adil midir değil midir, bu iki dava bize bunu gösterecek.” </p>
<p>KÜRT KONFERANSI NİSAN’DA TOPLANABİLİR</p>
<p>“Kürt Ulusal Konferansı’nın takviminin belirlenmesi için Güney Kürdistan’a bir heyet gönderdiniz. Konferans ne zaman toplanabilir?” şeklindeki bir soruya Demirtaş şu yanıtı verdi:</p>
<p>“Aslında biz birkaç yıldır bunun için çaba sarf ediyoruz. Ne yazık ki diğer Kürt örgütleri bu konuda gerekli çabayı göstermiyor. Kürt Ulusal Konferansı’nın halen toplanılmamış olması çok büyük bir hatadır. Kürtlerin kaderi belirlenirken, uluslararası güçler Kürtlerle ile igili projeleri hayata geçirirken, Kürtlerin kendi aralarında parçalı duruşları, halen ulusal birliğin sağlanamamış olması, tarihi fırsatların kaçması ihtimalini doğuruyor. Sorumluluk da bu tarz konferansların oluşmasına destek vermeyen örgütlerde olacaktır. Biz üzerimize düşen görevi yerine getiriyoruz. Defalarca bu konuda girişimlerde bulunduk. Bizzat bu konu ile ilgili Başkan Barzani ve Cumhurbaşkanı Talabani olmak üzere birçok yetkiliyle yüz yüze görüştük. Bugüne kadar ‘gerçekleşmesin’ demediler ama gerçekleşmesi için de somut bir adım atmadılar. Şu anda bir heyetimiz Güney’de. Umut ediyorum ki Nisan ayında bu konferans gerçekleşecek.” </p>
<p>BDP ALMANYA, FRANSA VE ABD’YE DE GİDECEK</p>
<p>İngiltere’deki temasları konusunda bilgi veren Demirtaş, şunları söyledi: “Temaslarımız sürecek. Önümüzdeki günlerde Eşbaşkanımız Gültan Kışanak Almanya’ya gidecek. Daha sonra Fransa ve ABD gezilerimiz olacak. Rusya’dan Çin’e kadar bütün bölgelere ulaşıp bir diplomatik ilişkilerde bulunmak istiyoruz. Dış ilişkiler konusunda arayışlarımız ve temaslarımız devam edecek. Bizim açımızdan İngiltere gezimiz çok verimli geçti. Daha önce bir konuşmamda da bahsetmiştim, Kürtlerin bu durumda olmasında İngiltere sorumluluk sahibi bir ülke. Kürt halkının temel haklarına saygı duyması gerektiğinin altını çizdik. Buradaki halkımızla birlikte olduk. Gayet sıcak ve çoşkulu bir ortam. İnsanlar ülkedeki gündemi yakından takip ediyorlar ve bize gerçekten büyük bir destek var. AKP’nin çirkin yüzü dünyanın her yerinde teşhir olmuş durumda. Bunu görmek çok güzel. İngiltere’de bulunan bütün halkımıza bir kez daha teşekkür ediyorum</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.duygusohbet.com/demirtas-basbakan-yuce-divanda-yargilanabilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kredi kartı sahipleri Dikkat</title>
		<link>http://www.duygusohbet.com/kredi-karti-sahipleri-dikkat/</link>
		<comments>http://www.duygusohbet.com/kredi-karti-sahipleri-dikkat/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 10:29:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>BiRiCiK</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.duygusohbet.com/?p=4326</guid>
		<description><![CDATA[Bankacılık işlemlerini internet aracılığı ile yapan ya da kredi kartı ile internetten alışveriş yapan vatandaşlar tehlikede. Kart bilgileriniz bilgisayarlarda kayıtlı kalabiliyor ve güvenli çıkış yaptığınızı zannediyorsunuz fakat sizden sonra bilgisayar başına oturacak kişiler sizin kart bilgilerinize ulaşabilir. “İnternette işlem yaptıktan sonra kredi kartı bilgilerimizin güvenlik kodu haricinde otomatik olarak geldiğini fark ettik” diyen vatandaşlar yaşadıkları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bankacılık işlemlerini internet aracılığı ile yapan ya da kredi kartı ile internetten alışveriş yapan vatandaşlar tehlikede.</p>
<p>Kart bilgileriniz bilgisayarlarda kayıtlı kalabiliyor ve güvenli çıkış yaptığınızı zannediyorsunuz fakat sizden sonra bilgisayar başına oturacak kişiler sizin kart bilgilerinize ulaşabilir.</p>
<p>“İnternette işlem yaptıktan sonra kredi kartı bilgilerimizin güvenlik kodu haricinde otomatik olarak geldiğini fark ettik” diyen vatandaşlar yaşadıkları sıkıntıları Şikayetvar’a gönderdikleri şikayetlerle dile getirerek bilgisayar kullanıcılarına uyarılarda bulundular.</p>
<p>DOLARIN GEÇMİŞE DÖNÜK GRAFİKLİ BİLGİSİ İÇİN TIKLAYIN</p>
<p>KART BİLGİLERİM HALA EKRANDA</p>
<p>“İnternetten alışveriş yaptıktan sonra kredi kartı bilgilerimin güvenlik kodu haricinde otomatik olarak geldiğini fark ettim. Tabi hemen telaşa kapılmayarak kullandığım browser (chrome) tarama geçmişini temizleme işlemini yaparak tekrar denedim ve halen bilgilerimin görüntülendiğini gördüm. Ben emin olmak adına aynı bilgisayarda kullandığım diğer iki browser (internet explorer, firefox) da aynı işlemi tekrarladığımda sonuç aynı.Yetinmedim işyerindeki diğer iki bilgisayardan (daha önce bu sitelere tarafımdan girilmemiş iki bilgisayar) siteye üye girişi yapıp fırsat al dediğimde yine aynı şekilde kredi kartı bilgilerimi gördüğümde bunun benimle alakalı olmadığını net bir şekilde anladım.</p>
<p>Tabi hemen firmaya konuyla alakalı mail yazdım ama benimde tahmin ettiğim en basit cevabı verdiler, konu sizin kullandığınız browser sürümü ile ilgili diye. Tabi ben gerekli açıklamalar (yukarıda bahsettiğim browser denemeleri) ve kendi bilgisayarımdan ve diğer alakasız bir bilgisayardan aldığım kredi kartı bilgilerimin gösterildiği ekran görüntüsünü de ekleyerek tekrar mail yazdım. Karşılıklı 15 mail gidip geldi ve üç defada 444’lü numaradan arayarak durumu düzeltmelerini kredi kartı bilgilerimin siteden silinmesini istedim ama bu bilgilerin kaydedilmediğini söylediler. En son gelen mail tirajı komik bilgilerin teknik ekip tarafından silindiği. Kredi kartı bilgilerim halen görüntülenmekte. Alışveriş yapanlar dikkat diyorum.”</p>
<p>GÜVENLİ ÇIKIŞ YAPTIĞINIZI DÜŞÜNMEYİN</p>
<p>“Google Chrome tarayıcı kullanarak sisteme giriş yapıyorum. Bankacılık işlemlerimi gerekli menü adımlarından gerçekleştirdikten sonra ‘Güvenli Çıkış’ butonuna basıyorum. Ancak Pop-Up engellendi şeklinde uyarı veriyor ve tarayıcını .’Geri’ , ‘İleri’ butonlarıyla, aktif olarak işlem yapamama rağmen yaptığım her işlemi ve her bilgiyi görüntüleyebiliyorum. Ben güvenli çıkış yaptığımı zannedip benden sonra bilgisayara oturacaklar istedikleri bilgileri elde edebilir. Güvenlik zafiyetinin giderilmesi konusunda, mağdur olmamak açısından acil önlem alması gerekiyor.”</p>
<p>KART BİLGİLERİM VERİ SİSTEMİNDEN SİLİNSİN</p>
<p>“Kredi kartı bilgilerimiz silinmiyor. Müşterilerin kredi kartı bilgilerini önceden haber vermeksizin, izin almadan saklıyorlar ve kredi kartını otomatik ödemeye alıyorlar. Siteden ayrılmak istendiğinde üye profilini kapatmıyorlar ve bilgileri silmiyorlar. Site yöneticileri siteden ayrılmak istiyorsanız siteye girmezsiniz olur biter diyorlar.Kredi kartı bilgilerimin firmanın veri bankasından silinmesini istiyorum.”</p>
<p>Gelen şikayetler sonrası açıklama yapan Deveci, bankalardan aldığı bilgileri vatandaşlarla paylaştı. Deveci, “Bilgisayarın güvenlik ayarlarından veya kullanılan tarayıcıdan kaynaklanabilir. Bankanın kullandığı ve desteklediği tarayıcılardan işlem yapılmalı. Bankanın desteklemediği bir browser ile işlem denediğinizde sorun yaşanıyorsa, aynı işlemi Internet Explorer browserından da denenmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.duygusohbet.com/kredi-karti-sahipleri-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Almanya bu ölümü konuşuyor</title>
		<link>http://www.duygusohbet.com/almanya-bu-olumu-konusuyor/</link>
		<comments>http://www.duygusohbet.com/almanya-bu-olumu-konusuyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 16:51:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>BiRiCiK</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadinca]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.duygusohbet.com/?p=4323</guid>
		<description><![CDATA[Bakıcı aileye verilen 11 yaşındaki Chantal adlı kız çocuğu uyuşturucudan öldü. Almanya&#8217;nın Hamburg kentinde, devlet tarafından el konulduktan sonra bakıcı aileye verilen 11 yaşındaki Chantal adlı kızın eroin bağımlılığı tedavisinde kullanılan etkileri morfine benzeyen metadondan zehirlenerek ölmesi büyük tartışma yarattı. Çocuğa el koyan ve bakıcı aileye teslim eden gençlik dairelerinin bakıcı aile seçimi tepkilere neden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bakıcı aileye verilen 11 yaşındaki Chantal adlı kız çocuğu uyuşturucudan öldü.</p>
<p>Almanya&#8217;nın Hamburg kentinde, devlet tarafından el konulduktan sonra bakıcı aileye verilen 11 yaşındaki Chantal adlı kızın eroin bağımlılığı tedavisinde kullanılan etkileri morfine benzeyen metadondan zehirlenerek ölmesi büyük tartışma yarattı. Çocuğa el koyan ve bakıcı aileye teslim eden gençlik dairelerinin bakıcı aile seçimi tepkilere neden oldu.</p>
<p>Hamburg&#8217;ta Jugendamt olarak bilinen gençlik dairesi görevlileri tarafından ailesinden alınarak bakıcı aileye teslim edilen Alman kızın metadon olarak bilinen maddeden zehirlenerek ölmesi, aileye ait otomobilde 31 tablet daha bulunması şok etkisi yarattı. Güvenlik güçlerinin evde yaptığı aramalarda plastik şişede içeriği incelenen sıvı maddeler bulundu. Skandalın ortaya çıkması üzerine gençlik dairesi .akıcı ailenin biri 10, diğeri 16 yaşındaki çocuğu ile bakım için aldıkları diğer 7 yaşındaki çocuğa el koyarak bunları gençlik yurduna yerleştirdi.</p>
<p>Hamburg Mitte Belediye Başkanı Markus Schreiber, gençlik dairesinin bakıcı aile seçiminde hatalı olduğunu söyledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.duygusohbet.com/almanya-bu-olumu-konusuyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>gurbet sohbet chat</title>
		<link>http://www.duygusohbet.com/gurbet-sohbet-chat/</link>
		<comments>http://www.duygusohbet.com/gurbet-sohbet-chat/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 16:39:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>BiRiCiK</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sohbet Chat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.duygusohbet.com/?p=4321</guid>
		<description><![CDATA[gurbet chat sitemize yöneticiler alicaktir avrupa teylo odasinda her dil sohbet ede bilirsiniz almanca sohbet avrupa sohbet almanca sohbet her dilde duygusohbet.com odasinda teylo odasinda sohbet ede bilirsin gurbetçilerin vazgecilmez sitesi gurbet sohbet gurbet chate googlede 10 siradayiz gurbet çet sitesi duygusohbet.com duygu sohbet gurbet sohbet,gurbet chat,avrpa sohbet,avrupa chat,almanya sohbet,alamanya chat,almanya çet gurbet çet,gurbetçiler türklerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>gurbet chat sitemize yöneticiler alicaktir avrupa teylo odasinda her dil sohbet ede bilirsiniz almanca sohbet avrupa sohbet almanca sohbet her dilde duygusohbet.com odasinda teylo odasinda sohbet ede bilirsin gurbetçilerin vazgecilmez sitesi  gurbet sohbet gurbet chate googlede 10 siradayiz gurbet çet sitesi duygusohbet.com duygu sohbet</p>
<p>gurbet sohbet,gurbet chat,avrpa sohbet,avrupa chat,almanya sohbet,alamanya chat,almanya çet gurbet çet,gurbetçiler türklerin yeri,gurbetçiler sohbet,gurbetçiler çet,chat sohbet gurbet,gurbet chat sohbet</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.duygusohbet.com/gurbet-sohbet-chat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>gurbet çet</title>
		<link>http://www.duygusohbet.com/gurbet-cet/</link>
		<comments>http://www.duygusohbet.com/gurbet-cet/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 16:35:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>BiRiCiK</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sohbet Chat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.duygusohbet.com/?p=4318</guid>
		<description><![CDATA[gurbet sohbet gurbet chat dogru adresi duygusohbet.com gurbetcilerin tek adresi almanya firansa inglitere danimarka hollanda avrupanin her yerinde gurbet radyo gurbet sohbet gurbetcilerin seviyeli sohbet sitesi gurbet chat duygusohbet.com gurbetcilerin güvenli sohbet platforumu gurbet sohbet,gurbet chat,avrpa sohbet,avrupa chat,almanya sohbet,alamanya chat,almanya çet gurbet çet,gurbetçiler türklerin yeri,gurbetçiler sohbet,gurbetçiler çet,chat sohbet gurbet,gurbet chat sohbet]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>gurbet sohbet gurbet chat dogru adresi duygusohbet.com gurbetcilerin tek adresi almanya firansa inglitere danimarka hollanda avrupanin her yerinde gurbet radyo gurbet sohbet<br />
gurbetcilerin seviyeli sohbet sitesi gurbet  chat duygusohbet.com gurbetcilerin güvenli sohbet platforumu</p>
<p>gurbet sohbet,gurbet chat,avrpa sohbet,avrupa chat,almanya sohbet,alamanya chat,almanya çet gurbet çet,gurbetçiler türklerin yeri,gurbetçiler sohbet,gurbetçiler çet,chat sohbet gurbet,gurbet chat sohbet</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.duygusohbet.com/gurbet-cet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>gurbetchat</title>
		<link>http://www.duygusohbet.com/gurbetchat/</link>
		<comments>http://www.duygusohbet.com/gurbetchat/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 16:33:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>BiRiCiK</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sohbet Chat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.duygusohbet.com/?p=4316</guid>
		<description><![CDATA[gurbet sohbet gurbet chat dogru adresi duygusohbet.com gurbetcilerin tek adresi almanya firansa inglitere danimarka hollanda avrupanin her yerinde gurbet radyo gurbet sohbet gurbetcilerin seviyeli sohbet sitesi gurbet chat gurbet sohbet,gurbet chat,avrpa sohbet,avrupa chat,almanya sohbet,alamanya chat,almanya çet gurbet çet,gurbetçiler türklerin yeri]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>gurbet sohbet gurbet chat dogru adresi duygusohbet.com gurbetcilerin tek adresi almanya firansa inglitere danimarka hollanda avrupanin her yerinde gurbet radyo gurbet sohbet<br />
gurbetcilerin seviyeli sohbet sitesi gurbet  chat</p>
<p>gurbet sohbet,gurbet chat,avrpa sohbet,avrupa chat,almanya sohbet,alamanya chat,almanya çet gurbet çet,gurbetçiler türklerin yeri</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.duygusohbet.com/gurbetchat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

